Blog Açmaya Nasıl Karar Verdim?

Öncelikle itiraf etmeliyim ki kendi fikrim değildi. Hatta yakın çevremden birinin fikri bile değildi. Eşim iş yerinde arkadaşları ile öğrenme yolumda karşıma çıkanları paylaştıkça “Neden bir blog açıp bunları paylaşmıyor ki?” demişler.

Şanslı Bahçe’den

Şanslı Bahçe’nin Sakini

Başlangıçta fikre ve arada eşimin dürtmelerine direndim, sonuçta Facebook’ta “Şanslı Bahçe” sayfamız vardı ve toprakla, doğal tarımla ilgili öğrendiklerimi bu platformda zaten paylaşıyordum. Yeterli değildi eşime göre, Şanslı Bahçe sadece bir bölümü idi paylaşabileceklerimin. Yine de emin değildim, blog nasıl kurulurdu, sürekli güncel tutulmak, beslenmek isterdi. Sonra Facebook’ta kısa paylaşımlar yapmak bir şey, blogda yayınlayabileceğim yazılar yazmak bambaşka bir şeydi. Konuyu kendimce bu şekilde kapatmışken karşıma “Blog Nasıl Açılır: Adım Adım Blog Açmak” başlıklı bir yazı çıktı. Evrenden işaret var diyerek yazının linkini kopyalayıp bir kenara koydum. Araba kullanırken, yatarken aklımdan yazabileceğim konu başlıklarının geçmeye başladığını fark ettiğimde blog açma fikrine ısınmaya başladığımı anladım. Bir yandan da bir yıl kadar önce, 16 yıllık kurumsal bankacılık kariyerini bırakarak farklı bir hayat yaşamaya karar verdiğimde oturup yazdığım misyonlarıma da hizmet edecekti bu blog. Evet, yeni hayatım için oturup bir vizyon ve misyonlar yazdım. Bir insanın aklından geçen düşünce sayısının dakikada 48, bir günde ise 50.000 ila 70.000 arasında olduğunu düşünecek olursak boşlukta savrulan bu düşünceleri toparlamanın en iyi yolu not almak. Önemli bir karar söz konusu olduğunda da yapılmasını gerekenin yazmak olduğunu söylerim hep. Düşünürken çoğu zaman çıkmaza gireriz çünkü, alternatifler hakkında aklımızdan geçen olumlu ve olumsuz noktalar birbirine karışır, tam bir karara vardık derken gelgitler yaşarız. Halbuki önümüze bir kağıt alıp dörde bölsek, iki alternatifin artıları ve eksilerini yazıp bizdeki önem derecesine göre ağırlıklandırıp notlasak bu gelgitlere takılmadan çok daha sağlıklı ve hızlı karar alabiliriz. Özellikle iş değiştirmek, çocuklar için okul seçimi, taşınma gibi önemli kararlar için denemenizi öneririm. Çok matematiksel ve analitik görünmekle birlikte notlama yaparken kriterlere verdiğiniz ağırlıkla duygularınızı da işin içine katmış oluyorsunuz aslında.

Blog açma kararını vermek bu kadar da zorlu olmadı tabi. Muhtemel konu başlıklarını alt alta yazdıktan sonra kolları sıvayıp kopyaladığım linke tıkladım. Yazılım, web, tasarım altyapısı olmayan biri olarak başta gözüm korkmadı desem yalan olur, yabancısı olduğum bir sürü terimin yanısıra her birini detaylı olarak anlatan bir sürü link… Bir çok kişi için belki detay olabilecek onlarca alt başlık, benim gibi titiz ve özenli bir karakter için (Başak burcu olduğumu söylemiş miydim?) ise bir nevi zorunluluk, okunmalı. Bütün bir öğleden sonrayı ayırıp SEO, organik trafik, sayfanın hızını artırma, en iyi tema nasıl seçilir gibi onlarca linki gözden geçirdikten sonra hazırdım. Hazırdım, ilk birkaç yazının taslakları bile neredeyse hazırdı ama blog’un adı ne olacaktı? Birkaç haftayı da isim aramakla geçirdikten sonra “Griden Yeşile” çıktı ortaya. Gri; kaçtığımız İstanbul’un betonu, karamsar düşüncelerimiz, yarınlara umutsuz bakışımız… Yeşil; pencereden seyre daldığımız ağaç, özlemini duyduğumuz doğa, bugünlerde en çok ihtiyacımız olan umut… 28 Mart 2017’de bir yeni ay’da doğdu gridenyesile.com, yeni umutlar için, yeni başlangıçlara vesile olur belki diyerek…

Sevgiyle,

Blog Açmaya Nasıl Karar Verdim?” üzerine 2 düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir