İki Yılın Ardından

Son yazımı 8 Mart 2018’de yazmışım. Araya o kadar çok şey girdi ki, yazmak için tekrar bilgisayarın başına oturmam iki yılımı almış. Blog’a son yazımı post ettiğim Mart 2018’de önemli bir kararın arifesindeydik, eşimin aldığı bir iş teklifi dolayısı ile yurtdışına yerleşme konusunu değerlendiriyorduk. Bu konu, başka herhangi bir şeye yoğunlaşamayacak kadar zihnimi meşgul ediyordu haliyle.

Göç Yolunda Leylekler- Eylül 2018

Sonrasında taşınma süreci, bu arada babamın sağlığının kötüleşmesi ve kaybı, yeni hayatımıza adaptasyon derken daha yakın zamanda ise blog’daki bazı teknik problemler yazma konusunu sürekli ertelememe neden oldu. Bununla birlikte içimdeki ses tekrar yazmaya başlamam için beni dürtmeye devam etti. Toprakla haşır neşir olmaya başladığım dönemde öğrendiklerimi paylaşmak amacıyla yazmaya başlamış iken bir süre sonra aslında kendim için yazdığımı fark ettim. Kafamda uçuşan düşünceler, okuduklarımdan, tecrübelerimden edindiğim farkındalıklar, bilişler ancak oturup yazmaya başlayınca ifade buluyor, şekillenip anlamlı bağlantılar kurmama ya da kurduğum bağlantıları kalıcı kılmama imkan sağlıyor. Bunun yanı sıra çok az kişiye ulaşıyor olsam ve bu yönde bir kaygıyla yazmasam da, aldığım özellikle birkaç geri bildirim yazmaya devam etmem konusunda beni motive ediyor. Sonuçta, bugün, yaklaşık iki yıl sonra aklımda yazacak herhangi bir konu olmaksızın bembeyaz bir Word sayfasını tekrar açtım, sevgili Nil Karaibrahimgil’in de dediği gibi “çalışmaya başlamadan ilham gelmediğinin” bilincinde…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.